[i]Daha Kaliteli Hizmet İçin Lütfen Üye Olunuz

[/i]

      Hoşgeldiniz :
En son ziyaretiniz :
Mesaj Sayınız : 0

 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Eşcinsellik nedir?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Eşcinsellik nedir?   Ptsi Haz. 21, 2010 3:59 pm

Eşcinsellik nedir?
-Eşcinsellik ruhsal bir bozukluk mudur?
-Eşcinsellikte ne nedir?
-Eşcinsellik yaygın mı?
-Eşcinsellik daha çok ergenlikte fark ediliyor
-Eşcinsellere karşı değiliz
-Toplum eşcinsellik konusunda ikiyüzlü davranıyor
-Gerçek, yalancı ve gizli eşcinsellik nedir?
-Eşcinselliğin nedenleri nelerdir?
-Eşcinsellik ile ilgili mitler
-Aktif veya pasif diye birşey yoktur
-Eşcinseller tedavi olmak istiyor
-Tedavi arayışındaki eşcinsel hastaları "bu sizin cinsel tercihiniz" diyerek geri çeviriyorlar
-Eşcinsellik saygın bir seçenek olarak yaşanmalıdır
-Ülkemizde yeterli cinsel terapist yok
-Nasıl bir cinsel terapiste başvurulmalıdır?
-Aileler hemen telaşlanıyor
-Eşcinsel yakını olanlara tavsiyeler
-Eşcinsellik boşanma sebebidir
-Eşcinsellik ve AİDS
-Eşcinseller şiddete maruz kalıyor
-Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği'nin adres ve telefonları
-Eşcinsellik ankatinin sonuçları


Yüzyıllardır hayatın tam ortasında varlığını koruyan, toplum tarafından kabullenilmeyen, utanç verici bir unsur olarak değerlendirilen, ancak yeni yeni tartışılmaya ve adı konulmaya başlanan bir olgu olan eşcinsellik hakkında Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED bir anket çalışması yaptı. İşte çok tartışılacak ve gündem yaratacak olan basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:

Eşcinsellik nedir?

Dünya kadar eski olan eşcinselliğin kişinin cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyması olarak tanımlanabileceğini söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Eşcinsellere verilen adlardan en çok kullanılanlardan biri de yabancı bir dilden aktarılmış olan homoseksüel kelimesidir. Türk Dil Kurumu'nun Türkçe Sözlüğü’nde homoseksüelin karşılığı ise; cinsel isteklerini kendi cinsinden kimselerle yatıştırmak huyunda olan kimsedir. Cinsel terslik olarak ta adlandırılan eşcinsellik; erkek veya kadın olarak bir insanın libido yönelimi ve doyumu itibariyle yine kendi cinsine sevgi ve cinsel ilişki arzusu ile dönmesidir” dedi.

Eşcinsellik ruhsal bir bozukluk mudur?

“Eşcinsellik bir ruhsal bozukluk mudur?” sorusunun genel hekimlik uygulamasında önemli bir sorun olduğunun altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Çünkü ruhsal bozukluk veya anormal davranış, göreceli kavramlardır. Zira öncelikle normalin tarif edilmesi gerekir. Çünkü çok tartışılan bir konudur. Genel olarak yaşadığı toplumdaki kişilerin çoğunluğunun değer yargılarını benimseyen ve toplumun geneline uygun davranan birey normal, aykırı hareket eden birey ise anormal olarak kabul edilebilir. Bu açıdan bakıldığında eşcinsellik anormal bir davranış olarak görülebilir. Ancak ruhsal bozukluk olup olmadığını belirleyen en önemli etken ise; kişinin kendini nasıl hissettiğidir. Eşcinsellerin kendilerini suçlu, huzursuz, yalnız, depresif, sıkıntılı ve gergin hissetmeleri sık rastlanan bir durumdur. Yani ruhuna ve benliğine aykırı olduğu halde eşcinsel eylemlerini sürdürmek zorunda kalmak veya dürtüyü kontrol edememek kişide ruhsal sıkıntı yaratabilir. Bu açıdan baktığımızda da eşcinsellik bir ruhsal bozukluktur, bir cinsel eğilim bozukluğudur, bir cinsel kimlik bozukluğudur” dedi.

Eşcinsellikte ne nedir?

Eşcinsellik kavramının birçok farklı eğilimi veya tanımı içinde barındırabileceğine dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Türkiye’de eşcinsel denince çoğu kişinin aklına ağır makyajlı şarkıcılar, travestiler, kırıtarak yürüyen ve kadınsı giyinip konuşan dar blucinli genç erkekler geliyor. Tabi bu durum bir kavram karmaşasını da beraberinde getiriyor: Travesti ve eşcinselin farkı nedir? vb. Eşcinsel; kendi cinsine ilgi duyan kişidir. Biseksüel; her iki cinse de ilgi duyan kişidir. Heteroseksüel; karşı cinse ilgi duyan kişidir. Lezbiyen; eşcinsel kadındır. Gay ise eşcinsel erkektir. Travesti; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olan ve karşı cinsin giysilerini giymekten hoşlanan kişidir. Transseksüel ise; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olmayıp karşı cinse geçmek isteyen ya da geçmiş kişidir. Homofobi ise eşcinsellere yönelik kaygı, korkuya da nefret olarak tanımlanabilir” dedi.
Eşcinsellik yaygın mı?

ABD’de yapılan araştırmalara göre, erkeklerin %20’nin, kadınların ise %18’nin eşcinsel eğilim göstermekte olduğunu ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “CİSED olarak 2004 yılından beri yaptığımız ve şu an itibarıyla 5000 kişiye ulaştığımız Eşcinsellik Anketi'mize göre ülkemizde eşcinsellik oranı %12 gibi gözükmektedir. Ancak konunun hassasiyeti ve gizli eşcinsellerin sayısı göz önüne alındığında bu oranın daha fazla olması muhtemeldir” dedi.

Eşcinsellik daha çok ergenlikte fark ediliyor

Kişilerin, eşcinsel olduklarını genellikle ergenlik döneminde fark ettiklerinin altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Bir kısım eşcinsel eğilimlerini çoğunlukla uzun süren ve çoğunlukla kendileri için tatmin edici olan heteroseksüel bir cinsel yaşam sonrası fark edebilir. Bir kısmı da ömür boyunca bu kimliklerini gizli tutmakta ve eşcinsellikle ilgili düşünce ve duygularını eyleme geçirememektedir. Çünkü eşcinseller toplumda yaygın olan eşcinsellere yönelik kaygı, korku ya da nefret nedeniyle cinsel yönelimlerini bir süre ret ederler ve kendilerini heteroseksüel ilişki kurmaya veya karşı cinse ilgi duymaya zorlarlar. Ama eşcinseller ilerleyen yıllarda, ekonomik ve toplumsal anlamda yer edindiklerinde, kendilerini daha rahat ifade edebilme yetisi kazandıklarında, sosyal konumları ve kişilikleri sağlamlaştıkça, kendilerine güvenleri arttığında, hayatlarını kendi istedikleri doğrultuda yaşama isteklerini eyleme dönüştürmeye ve eğilimlerini açığa vurmaya başlarlar” dedi.

Eşcinsellere karşı değiliz

CİSED olarak eşcinsellere karşı olmadıklarını ve kendi haklarını koruyabilmekte karşılaştıkları sorunlarla daha kolay başa çıkabilmeleri için haklarını savunmaları gerektiğine inandıklarını ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Eşcinsellerin saygın ve ahlaki değer yargılarına uygun yaşam tarzlarına, örgütlenme haklarına, varoluş ve özgürlük mücadelelerine saygı duyuyoruz. Ancak eşcinselliğin doğal bir eğilim ve normal bir durum olduğunun ilan edilmesine, yaygınlaştırılması veya özendirilmesi çabalarına, topluma bir model veya üçüncü bir cinsiyet olarak sunulmasına karşıyız. Bu bağlamda medyaya, cinsel terapistlere ve hekimlerimize görevler düşmektedir.” dedi.

Toplum eşcinsellik konusunda ikiyüzlü davranıyor

Toplumun sahnede eşcinselleri alkışladığını ama sokakta gördüğünde ise dışlayarak aşağıladığını ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Türk toplumu eşcinsellik konusunda ikiyüzlü davranmaktadır. Ayrıca bazı TV dizilerinde ve filmlerde sigara içilen veya şiddet içeren sahnelerin sansürlenmesi uygulamasını destekleyen toplum, medya, cinsel terapist ve bazı hekimler; nedense eşcinsel çağrışımlarda bulunan kişilerin ön plana çıkarılması veya özendirilmesi konusunda aynı hassasiyeti göstermemektedirler. Çünkü toplumun eşcinselliğe ikiyüzlü davranması gibi medya, cinsel terapist ve bazı hekimlerimizde bu konuda ikiyüzlü davranmaktadır. Özellikle son yıllarda, eşcinselliğin medya tarafından hem hedef olarak gösterilmesi, hem de her bireyin kendine entegre edebileceği bir üst kimlik olarak sunulması ve erkek egemen bir toplum olan ülkemizde, erkek eşcinsellerin doğrudan bir dışlanmaya veya aşağılanmaya maruz kalırken, kadın eşcinsellerin cinsel bir obje olarak görülmeleri de ikiyüzlülüktür” dedi.

Gerçek, yalancı ve gizli eşcinsellik nedir?

Eşcinselliğin açık ve gizli olarak ikiye ayrılabileceğini ifadede eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Açık eşcinselliği, gizli eşcinsellikten ayırt etmek gerekir. Açık eşcinsellikte kişi, eşcinsel duygu ve dürtülerinin bilincedir, cinsel yöneliminin nesnesi bellidir. Toplumsal yargı ve baskılardan korksa da, bunalsa da ve bunu kendisi için sorun olarak kabul etse de; bu duygu ve dürtülerin doyurulmasını ister ve uygun eş bulunca kendisine haz veren cinsel eylemleri olur. İki tipi vardır, bunlar; 1-Gerçek Eşcinsellik - Egosintonik Eşcinsellik: Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çekmeyen, bunaltı duymayan ve kendi benliği içinde uzlaşmış, eşcinselliğe uyum yapmış kişilerdir. 2-Yalancı Eşcinsellik - Egodistonik Eşcinsellik: Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe yabancı eşcinselliği olan kişilerdir. Gizli Eşcinsellik - Latent Eşcinsellik ise; dinamik bir kavramdır ve kişi, benliği tehdit eden ve benlik tarafından kabul edilemez olan eşcinsel dürtü ve eğilimlerinin bilincinde değildir. Bu dürtülerin hem bilinçdışı güçlü bir etkinlik taşımaları, hem de benliğe yabancı olmalarından dolayı; kişi bir yanda, bilinçdışı yasak ve kabul edilemeyen dürtü ve eğilimler; öbür yanda benliğin bunları bilinçten uzak tutma ve bu dürtülerle savaşma gereksinimi arasında kalır. Bu çatışma içinde kalan benlik kendisini homofobi, aşırı erkeklik çabaları, maçoluk, aşırı eşcinsellik düşmanlığı gibi değişik savunma düzenekleri ile savunmaya çalışır. Burada amaç; bilinçdışı olarak, başkalarının kendisini eşcinselmiş gibi görecekleri korkusunu yenmek ve aşırı erkeksi davranışlarla eşcinsel olmadığını kanıtlamaktır” dedi.

Eşcinselliğin nedenleri nelerdir?

Eşcinselliğin çoğunlukla zor ve acı dolu bir sürecin sonunda oluşan bir durum olduğuna dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Eşcinselliğin nedenlerini anlamamız çok önemlidir. Çünkü önemli olan yaygınlaşmasının önlenmesidir. Eşcinselliğin nedenleri şunlardır: Genetik yatkınlık, hormonsal bozukluklar, çocukluk döneminde şiddete maruz kalmak, tacize ve tecavüze uğramak, çocuklukta karşı cinsle ilgili yaşanmış kötü bir deneyim, ciddi aile sorunları, aşırı otoriter bir babanın varlığı, baba veya figürlerinin çocuğun hayatında olmaması, aşırı duygusal veya içine kapalı bir yapıya sahip olunması, erken boşalma, iktidarsızlık, vajinismus veya disparoni gibi cinsel işlev bozuklukları nedeniyle yaşanan başarısız ve aşırı sorunlu cinsel deneyimler, yanlış yetiştirilme yani erkek çocukların kız gibi, kız çocuklarında erkek gibi yetiştirilmesi, ebeveynler başta olmak üzere yakın çevrede eşcinsel eğilimleri olan kişi veya kişilerin modellenmesi, örnek alınması, kızların daha yumuşak tavırları olan erkekleri, erkeklerin ise daha erkeksi tavırları olan kızları aralarına alma eğilimleri, yazılı ve görsel medyanın eşcinselliği özendirici yayınları vb.” dedi.

Eşcinsellik ile ilgili mitler

Eşcinsellikle ilgili bazı yanlış inanışların yani mitlerin sık olmasının, bu konu hakkında bilgisizliğin de bir göstergesi olduğunu ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Geleneksel ve manevi değerleri kuvvetli olan ülkemizde; eşcinsellikle ilgili en sık görülen mitler şunlardır: Erkek eşcinseller kadınlığa özenir ve kadınsı hareketleri ile kolayca tanınırlar. Eşcinseller, erkeklerin peşinde koşar. Sadece pasif rolde cinsel ilişki kurarlar ve aktif rolde olanlar heteroseksüeldir. Eşcinsel ilişkide anal seks kuraldır. Evlendirilirse eşcinsel değişir, düzelir vb” dedi.

Aktif veya pasif diye birşey yoktur

Türkiye’nin eşcinseller açısından bakıldığında reddedici ve kabul edici olmayan ülkeler gurubuna yakın olduğuna dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Ülkemizde cinsiyet rolleri kesin sınırlarla ayrılmıştır. Kadınsı davranan erkeklere tepki vardır ve karşı cinse ait davranışlar göstermek eşcinsellikle eş tutulur. Hatta aktif rolde eşcinsel ilişki çoğunlukla erkek baskınlığının bir özelliği gibi görülür ve pasif roldekiler eşcinsel olarak nitelenir. Ancak eşcinsellikte aktiflik veya pasiflik diye bir kavram yoktur. Kendi cinsiyle ilişkiye giren herkes, aktif olsun, pasif olsun eşcinsel eğilim göstermektedir” dedi.

Eşcinseller tedavi olmak istiyor

Eşcinselliğin heteroseksüelliğe yani karşı cinse ilgi duyulması durumuna dönüşme isteği ile ilgili bazı analitik ve varoluşsal yaklaşım, bilişsel ve davranışçı teknikleri içeren cinsel terapilerin mevcut olduğunun altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Cinsel eğilimleri hakkında akılları karışmış veya eğilimlerini değiştirmek istediklerinde tedavi araştıran bireylerin sayısı, son birkaç yıldır etkileyici bir şekilde artmaktadır. Çünkü cinsel kimlik karmaşasının anlamı ülkemizde çok farklıdır ve bu nedenle kendini ifade etmiş lezbiyen, eşcinsel veya biseksüellerin, kendilerine ve diğerlerine, korku, utanç ve nefretle bakmaları sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca Eşcinsellik Anketi'mize göre; eşcinsellerin tecrübe ettiği içselleştirilmiş homofobi derecesi de etkileyici bir şekilde artmaktadır. Eşcinseller şiddetli cinsel eğilim karmaşası veya cinsel kimlik bozukluğuna bağlı, kendinden nefret davranışı sergilediğinde, genellikle daha derin sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Homoseksüel ve cinsel kimlik sorunları olan hastalara yapılan cinsel terapi, özünde normal hastalarla olan cinsel terapiden çok da farklı değildir. Cinsel terapistler; başvuranın o anda üstündeki baskıları ve neden başvuruda bulunduğunu ortaya çıkarmalı ve cinsel terapinin hedefini netleştirmelidir. Çünkü cinsel terapi ile benliğe yabancı eşcinsellik değiştirilebilir. Esas olan eşcinsel kişinin değişime olan inancı ve istediği kadar neden eşcinselliğin meydana geldiğidir. Öncelikle "neden?" sorsunun yanıtı cinsel terapist ve hasta tarafından ne olarak ortaya konur ve içselleştirilir. Ardından hastanın bu nedenselliği ortadan kaldıracak güçleri ortaya çıkarılır. Sonrasında hastanın "nasıl üstesinden geleceğim?" sorusuna cinsel terapist net bir yanıt verir ve hastaya rehberlik yapar. Cinsel terapist hastanın sonuca değil sürece odaklanmasını, kendiyle barışmasını sağlar. Cinsel terapi sürecinde eşcinselliği heteroseksüellikten daha az arzulanır hale getiren yada eşcinsellikten alınan zevki azaltmaya yönelik olan ve hipnoz altında psikodrama çalışmalarıyla desteklenen teknikler kullanılabilir. İktidarsızlık, erken boşalma gibi diğer cinsel işlev bozuluklarına göre tedavide başarı oranı çok yüksek olmasa da zaman zaman yüz güldürücüdür. Diğer bir yaklaşım biçimi de özgüven arttırıcı çalışmalarla birlikte, heteroseksüel yeni bir ilişkiyi keşfetmelerine yardımcı olmak ve bu süre boyunca izlemektir. Başvuranla ilk olarak fantezi çalışmaları yapılır ve cinsel ilişki kuran heteroseksüel bir çifti hayal etme gibi geçiş fantezileri kullanılabilir. Bu arada fanteziler sırasında ortaya çıkan iğrenme, kaçınma gibi davranışlar ve duygular, tartışılır ve gerekirse sistematik duyarsızlaştırma çalışmaları uygulanabilir. Diğer bir alternatif yaklaşımda, orgazmik yeniden koşullanma adını verdiğimiz; eşcinsel fantezilerle uyarıldıktan sonra orgazma yakın bir basamakta heteroseksüel bir fanteziye geçilmesi ve orgazmın sağlanmaya çalışılmasıdır. Bu teknikte heteroseksüel fantezi giderek daha erken canlandırılmaya başlanır. Fantezi safhasından sonra da karşı cinsten biriyle yemeğe gitme, yakınlaşma ve fiziksel temas kurmayla ilgili çalışmalara geçilir” dedi.

Tedavi arayışındaki eşcinsel hastaları "bu sizin cinsel tercihiniz" diyerek geri çeviriyorlar
Bazı hekimlerin ve cinsel terapistlerin, yaşadıklarından rahatsızlık duyan ve tedavi arayışına giren eşcinsel hastaları "bu sizin cinsel tercihiniz, değiştiremeyiz" diyerek geri çevirdiğini ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe yabancı eşcinsellik yaşayan kişilerin her geçen gün daha fazla artan bir oranla tedavi arayışına girdiğini görüyoruz. Eşcinsel hastalarla çalışacak cinsel terapistlerin sayıca az olması kadar, bu hastaları kabul etmeyen ve yaşadıklarını bir tercih olarak değerlendirip onları bu yaşantıya mahkum kılan hekimlerin ve cinsel terapistlerin varlığı da tedavi arayışındaki eşcinsel hastaların karşılaştığı engellerdir. Çünkü ruh sağlığı profesyonelleri de bu konuda ikiye bölünmüş durumdadır. Ne yazık ki eşcinsel yönelimi değiştirmeye yönelik herhangi bir tedavi girişimini etik bulmayan ve başarılı olma şansı olmadığını iddia eden bazı cinsel terapist veya hekim arkadaşlarımız; eşcinselliği normal bir durum olarak lanse etmekte, istemeyerek veya bilmeyerek eşcinselliğin yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadırlar. Bir cinsel terapist hastanın yürekten değişim isteğine kayıtsız kalmamalıdır ve "yeterki inan ve iste, başarabilirsin" diyerek elinden geldiğince ona yardımcı olmalıdır. Cinsel terapistler için farkında olmadıkları homofobik tutumları kadar eşcinselliği 3. bir cinsiyet olarak tavsiye etmeleri de kaygı verici bir davranıştır.” dedi.

Eşcinsellik saygın bir seçenek olarak yaşanmalıdır

Gerçek yani egosintonik eşcinsellerin genellikle tedavi yani cinsel tercihlerini değiştirme taleplerinde bulunmadıklarının altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Kendi benliği içinde uzlaşmış, eşcinselliğe uyum yapmış ama eşcinselliğini yaşama konusunda sıkıntı duyan gerçek eşcinseller cinsel terapide; daha rahat konuşmaları konusunda cesaretlendirilmeye çalışılmalı, yaşadıkları, duygu ve düşünceler normalize edilmeli ve eşcinselliğin topluma ters düşmekle birlikte saygın bir seçenek olarak yaşanabileceği vurgulanmalıdır. Ayrıca eşcinsel duygular ve aşkla ilgili suçluluk duyguları, aynı cinsten biriyle beraber kapalı bir ilişki kurmanın yaratacağı zorluklar, eşcinsel ilişkideki güçlükler ve toplumla ilgili ortaya çıkabilecek çatışmalar gibi konularda mutlaka çalışılması gerekir. Çünkü birçok eşcinsel, ülkemizde halen çok önemsenen evlilik, çocuk sahibi olmak, din ve ahlaki değerlerin baskısı altında ciddi içsel çatışmalara ve sosyal baskılarla karşılaşmakta ve kişi kendisini eşcinsel olarak nitelemekte bile güçlük çekmekte, diğer bir deyişle kendini bulma süreci çok daha zor ve uzun olmaktadır” dedi.

Ülkemizde yeterli cinsel terapist yok

Cinselliğinden ve kendinden nefret eden, kendine güvenini kaybetmiş insanlar yaratmak yerine; uyumlu, mutlu, üretken, cinselliğini ve sevgisini kendi tercihi doğrultusunda kullanabilen insanların oluşmasına katkıda bulunulmasının önemine değinen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Bu bağlamda toplumun her kesimine, devlet kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına, medyaya ve başta ruh sağlığı profesyonellerine büyük görevler düşmektedir. Eşcinsellik konusunda yeterli eğitim almış ve vaka tecrübesi olan, homofobik özellikleri olmayan ya da bu özelliklerinin farkında olan, eşcinsel alt kültürüne saygılı, yargılayıcı olmayan cinsel terapistlere her geçen gün daha fazla ihtiyaç vardır. Çünkü maalesef ülkemizde yeterli sayıda cinsel terapist yoktur. CİSED olarak her 3 ayda bir cinsel terapi eğitimi programı açtık. Ruh sağlığı profesyonellerinin hızlandırılmış ve yoğunlaştırılmış Cinsel Terapi Eğitimi'ne ilgisi her geçen gün artmaktadır. Son olarak aile desteğinin olmaması, cinsel terapistin kendisindeki ya da başvurandaki homofobinin farkında olmaması, yardımcı organizasyonların eksikliği ve eşsiz başvurular ülkemizde eşcinsellerle çalışırken karşılaşılan güçlüklerden bazılarıdır” dedi.

Nasıl bir cinsel terapiste başvurulmalıdır?

Eşcinsellerin de cinsellikle ilgili yakınmalarının olabileceğini söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Eşcinsellerin cinsellikle ilgili yakınmalarını, eşcinsel olmakla ilgili kaygılar ve karşı cinsle ilişki kurabilme isteği gibi, cinsel işlev bozuklukları ve yönelim bozukluğu biçiminde iki ana başlık altında toplayabiliriz. Ayrıca eşcinsellerin cinsel sorunları ile ilgilenen cinsel terapistlerin bazı konuları dikkate alması gerekir. Yani cinsel terapist onaylayıcı ve destekleyici olmalıdır, kendi duygularının farkında olmalıdır, homofobisini tartmalıdır ve uğraşamayacaksa başvuranı uygun bir cinsel terapiste sevk etmelidir. Eşcinsel topluluk ile çalışmak terapistlerin genellikle okulda öğretilmeyen şeyleri öğrenmelerini sağladığı için klinisyen bu çalışmadan hastalara nazaran daha çok faydalanmaktadır. Öncelikle cinsel terapist normal ve anormal cinsellik hakkındaki tüm yerleşmiş fikirlerini silmelidir. Cinsel terapist tüm erotik çeşitliliğe açık olmalı ve tüm yargılarını askıya almaya razı olmalıdır. Eşcinselliğini umutsuzca yaşayan çoğu hasta, hayat tarzlarının bir otorite tarafından onaylanmasına ihtiyacı duyabilir. Bu onaylanma sosyal olarak damgalanmış çoğu hasta için kesinlikle terapötik deneyimin önemli bir yönüdür. Cinsel terapistler aynı zamanda eşcinsel topluluktaki gelişmelerden haberdar olmalıdırlar. Bir eşcinsel dergisine abone olmak, yerel eşcinsel kitapçılarına gitmek ya da.......... gibi web sitelerde periyodik araştırmalar yapmak faydalıdır; çünkü değişen eşcinsel yaklaşımlar hakkında devam eden bir eğitim kursu bulmak zordur. Eşcinsel toplulukla çalışan cinsel terapistler bilmedikleri konular hakkında bilgi almak için eşcinsellere soru sormaktan çekinmemelidirler. Kendini bulma yani coming-out cinsel terapist tarafından bilinmeli, özgüven ve kimlik krizi açısından diğer eşcinsellerin desteği sağlanmalıdır. Ayrıca eşcinsel hastanın homofobisi de araştırılmalı ve AIDS hakkında bilgilendirilmelidir” dedi.

Aileler hemen telaşlanıyor

Cinsel rolün cinsel kimliğe uygun olmadığını anlayan ailelerin hemen telaşa kapıldığını söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Aileler eşcinselliği çok ağır ruhsal bir hastalık olarak görüyor. Bu nedenle ailenin eğitim seviyesine göre çocuklarına yaklaşımları da farklı oluyor. İyi eğitimli bir aile soruna "yardım edin düzelsin" diye yaklaşırken; bir diğer grup ailede "düzeltin ya da biz düzeltelim" diye baskıcı yaklaşabiliyor. Biz bu aileleri; kişinin duygusal ve fiziksel olarak hangi cinsiyetten kişilere ilgi duyduğunun o kişinin cinsel yönelimiyle ilgili olduğunu ve cinsel yönelim kavramının fanteziler, duygusal bağlanma, cinsel davranış ve kendini tanımlama gibi birçok bileşeni olduğunu, bu nedenle insana saygı çerçevesinde yaklaşılmasını, birlikte yaşadığımız bu dünyayı yalnızca birbirimizi anlayarak güzelleştirebileceğimizi söyleyerek yatıştırmaya çalışıyoruz. Ama hastanın isterse değişebileceğine dair de umut veriyoruz” dedi.

Eşcinsel yakını olanlara tavsiyeler

Eşcinselliğin dünyanın farklı yerlerinde benzer yaygınlıkta görülürken kimi toplumlarda bu kavramın tümüyle yok sayıldığına dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; yakınının eşcinsel olduğunu öğrenen ailelere şu önerilerde bulundu: “Kendini suçlu hisseden yakınınıza dünyada tek eşcinselin kendisi olmadığı söyleyin ve asla evlendirmeye ya da heteroseksüel bir ilişkiye zorlamayın. Çünkü bu onları geri dönülmez bir yola sokabilir. Öncelikle eşcinsellik hakkında daha ayrıntılı bilgi verilmesi, tıbbi ve ruhsal destek için profesyonel bir yardım arayışına girişin. Bu sizin ve yakınızın durumu net anlamasına yardımcı olacaktır. Dünyanın sonu gelmiş, yakınınız korkunç bir suç işlemiş ya da yüz kızartıcı bir durum varmış gibi davranmayın, suçluluk, pişmanlık gibi duygulara kapılmayın ve bunu yakınınıza yansıtmayın. Eğer böyle davranırsanız onu kendinizden uzaklaştırabilir ve yanlış yönlere sapmasına yol açabilirsiniz. Cinsel yönelimi ne olursa olsun, yakınlarınıza sevgi gösterin, koşulsuz sevin ve destek olun, onu toplumdan koparmayın, toplumla saygın bir ilişki kurmasını sağlayın” dedi.

Eşcinsellik boşanma sebebidir

Türkiye'de mevcut tüm kanunlarda eşcinsellik yönünden bir düzenleme bulunmadığına dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Günümüzde ortalama her iki evlilikten biri boşanmayla sonuçlanmaktadır. Ayrıca evli çiftler genellikle evliliklerinin bittiğini birbirine ispat etmek için bir evlilik terapistine başvurmaktadırlar. Evlilik terapisinde kişinin eşcinsel olduğunu terapistine açıklaması bunu eşine de söylemeye hazırlandığının bir göstergesidir. Eşle yaşanan bu paylaşmanın ardından eşcinsellik hakim tarafından da boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir. Çünkü kanunlarımıza göre; eşcinsel olan eş, sırf bu gerekçeyle evlilik içerisinde kusurlu sayılmaktadır” dedi.

Eşcinsellik ve AİDS

Eşcinsellerin partner anlamında eşlerine daha sadık olduklarını ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Eşcinsellerin toplumun değer yargılarına uygun bir şekilde ve kapalı kapılar ardında özgürce cinsel tercihlerini ortaya koymalarında ve eşcinselliği saygın bir seçenek olarak yaşanmalarında bir sakınca yoktur. Mesele sınırların aşılması sorunudur. Mesele topluma ve gençlerimize kötü örnek olacak şekilde eşcinsel yaşantının gözler önünde sergilenmesidir. Böylece toplumsal önyargılar oluşmakta ve eşcinseller tek gecelik ilişkilere zorlanmaktadır. Bu durum, eşcinsellerin AIDS'in heteroseksüel nüfusa geçmesinden sorumlu kişiler olarak sıklıkla günah keçisi ilan edilmelerine ve CİSED olarak üzerinde önemli durduğumuz bir konu olan AIDS görülme oranında artışlara yol açmaktadır. AIDS'in ilk ortaya çıktığı yıllarda teşhis konan hastaların çoğu eşcinseldi. Fakat hastalığın belli bir süre sonra eşcinseller dışında da görülmesi hastalığı sadece eşcinsellerin taşıyabileceği tezini çürüttü. Ancak eşcinseller dışında kalan toplum içinde bulunduğu bu riski kabullenmekte zorlandı ve bu da hastalığın yayılmasında çok büyük rol oynadı.” dedi.

Eşcinseller şiddete maruz kalıyor

Anket sonuçlarına göre eşcinsellerin cinsel yönelimlerinden dolayı dışlanma, damgalanma, utanma, şiddet görme, cinsel tacize uğrama gibi sorunları yaşadıklarına dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Cinsellik ve cinsel yaşam kişiye özeldir ve kişilerin bunu gönül rahatlığıyla yaşayabilmeleri gerekir. Özel yaşam, karışılamaz bir insanlık hakkıdır. Cinsel özgürlüğün ve cinsel yaşamın da bu alanda önemli bir yeri vardır. Bu nedenle cinsel tercihlerini toplum normlarında yaşayan eşcinsellerin dışlanmaları, şiddete maruz kalmaları ve yalnızlığa mahkum edilmeleri yanlış bir davranıştır. Şiddet her ne sebeple olursa olsun kabul edilemez bir insanlık ayıbıdır. Bu ayıba maruz kalan eşcinsellerde alkol, madde bağımlılığı, intihar girişimi ve depresyon gibi sorunlar da sık görülebilmektedir. Tüm dünyada şiddet ve her türlü fuhuş kötülenir ve cezalandırılır. Ancak asıl olan, insanın insana onurunu koruyacak şekilde davranmasıdır.” dedi. Kaynakwh:

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği'nin adres ve telefonları

Basın mensuplarına Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği'nin telefon, e-posta ve web site adresini haberlerinde kullanmaları çağrısında bulunan CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Değerli basın mensubu dostlarımız; yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz anketlere katılımın artması ülkemizde yaşanan cinsel sorunların fotoğrafını en doğru şekilde çekmemize yarıyor. Ancak haberlerinizde CİSED e-posta, web site ve 24 saat hizmet veren telefonlarımızın kullanılması anketlere olan katılımları arttıracaktır. Böylece ülkemizdeki cinsel sorunların oransal olarak tespitine katkıda bulunmuş olacaksınız. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada derneğimize verdiğiniz desteğin devam edeceğini umuyorum” dedi.

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED
Telefon: 0.312.212 66 26 ve 0.312.346 24 24 Mobil Telefon: 0.542.519 47 64

EŞCİNSELLİK ANKETİNİN SONUÇLARI
Toplam Kişi
5000
Yaşınız Nedir?
%25 16 - 20
%45 21 - 31
%15 32 – 42
%15 43 ve Sonrası
Cinsiyetiniz Nedir?
%48 Erkek
%40 Kadın
%12 Diğer (Eşcinsel, Biseksüel, Lezbiyen, Gay, Travesti, Transeksüel)
Cinsel Yöneliminizi Nasıl Tanımlıyorsunuz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%60 Eşcinsel/Gay
%10 Eşcinsel/Lezbiyen
%20 Biseksüel
%05 Travesti
%05 Transeksüel
Eğitim Durumunuz Nedir?
%05 İlk ve Orta
%30 Lise
%40 Üniversite
%25 Yüksek Lisans / Doktora
Sizce Eşcinsellik Bir Sapkınlık mıdır? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%20 Hayır
%05 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Bir Sapkınlık mıdır? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%40 Evet
%50 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Ruhsal Bir Bozukluk mudur? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%70 Evet
%15 Hayır
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Ruhsal Bir Bozukluk mudur? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%40 Evet
%45 Hayır
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Bilinçli Bir Seçim midir? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%40 Evet
%40 Hayır
%20 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Bilinçli Bir Seçim midir? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%60 Evet
%20 Hayır
%20 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinselliğin Tercih Değil Doğal Bir Eğilim Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%15 Evet Katılıyorum
%70 Hayır Katılmıyorum
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinselliğin Tercih Değil Doğal Bir Eğilim Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet Katılıyorum
%20 Hayır Katılmıyorum
%05 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Görme veya Örnek Alma İle Oluşabilir mi? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%15 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Tedavi Edilebilir mi? Değiştirilebilir mi? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%55 Evet
%30 Hayır
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Tedavi Edilebilir mi? Değiştirilebilir mi? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%35 Evet
%55 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinselliğe Karşı mısınız? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%15 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinsellere evlilik hakkı verilsin mi? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%95 Hayır
%05 Evet
Eşcinselleri özgürlükleri konusunda destekliyor musunuz ? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Hayır
%25 Evet
Arkadaşınızın eşcinsel olduğunu öğrenseydiniz arkadaşlığınızı bitirir miydiniz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Hayatınızın Bir Döneminde Hiç Eşcinsel Bir Deneyim (veya Deneyimler) Yaşadınız mı? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%15 Evet
%85 Hayır
Hiç Aynı Cinse Erotik İlgi Duydunuz mu? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%25 Evet
%75 Hayır
Hiç Eşcinsel Fantezi Kurdunuz mu? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%25 Evet
%75 Hayır
Eşcinsellerin Tek Seçeneklerinin Fuhuş Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%50 Evet Katılıyorum
%40 Hayır Katılmıyorum
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinsellerin Tek Seçeneklerinin Fuhuş Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet Katılıyorum
%20 Hayır Katılmıyorum
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını Nasıl Karşılarsınız? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%80 Asla Kabul Etmem
%20 Anlayışla Karşılarım
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını Nasıl Karşılarsınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%15 Asla Kabul Etmem
%85 Anlayışla Karşılarım
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını İster misiniz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%100 Asla Eşcinsel Olmasını İstemem
%00 Eşcinsel Olmasını İsterim
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını İster misiniz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%90 Asla Eşcinsel Olmasını İstemem
%10 Eşcinsel Olmasını İsterim
Eşcinsel Eğilimlerinizi İlk Defa Hangi Dönemde Fark Ettiniz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%25 Ergenlik Öncesi Dönem
%45 Ergenlik Dönemi
%20 Genç Erişkinlik Dönemi
%10 Erişkinlik Dönemi
Eşcinsel Kimliğiniz Nedeniyle Hiç Fiziksel Şiddete Maruz Kaldınız mı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Fiziksel Şiddet İçermeyen Ancak Ayrımcı Bir Uygulama Olduğunu Düşündüğünüz Bir Muamele İle Karşılaştınız mı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%90 Evet
%10 Hayır
Nerede veya hangi ortamlarda fiziksel şiddete maruz kaldınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%55 Çalışma hayatında
%60 Ailemde
%70 Sosyal hayatımda
%15 Askerlik yaparken
%30 Okul hayatımda
%40 Diğer
Çocukluğunuzda Şiddete Maruz Kaldınız mı(Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Çocukluğunuzda Cinsel Taciz veya Tecavüze Maruz Kaldınız mı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%65 Evet
%35 Hayır
Çocukluğunuzda Aile Ortamınız Nasıldı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%45 Otoriter Baba veya Anne
%35 Katı Ahlaki ve Dini Değer Yargıları
%50 Ciddi Aile Sorunları
%65 Aile İçi Şiddet, Cinsel Taciz veya Tecavüz
Eşcinsel Deneyimler Yaşamadan Önce Cinsel Sorunlarınız Var mıydı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Eşcinsel Deneyimler Yaşamadan Önce Var Olan Cinsel Sorunlarınız Nelerdir? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%45 Erken Boşalma
%05 Geç Boşalma
%35 İktidarsızlık
%15 Cinsel İsteksizlik
%35 Orgazm Olamama
%05 Vajinismus
%45 Disparoni / Ağrılı Cinsel İlişki
%55 Kötü veya Başarısız Cinsel Deneyimler
Eşcinsel Deneyimler Yaşamadan Önce Eşinizle veya Partnerinizle Ciddi Sorunlarınız Var mıydı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Eşcinsel Deneyimler Sonrasında Neler Yaşadınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%85 Suçluluk
%75 Yalnızlık
%65 Depresyon
%60 Anksiyete / İç Sıkıntısı
%80 Kendinden Utanma
%75 İçe Kapanma
%82 Acı
%75 Topluma Uyumsuzluk
%60 Arkadaş Guruplarına Girmede Zorlanma
Eşcinsel yönelimlerinizi aile üyelerinden, akrabalarınızdan, okul ve iş çevrenizden gizliyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%85 Evet
%15 Hayır
Eşcinsel Deneyimlerinizi Aileniz Nasıl Öğrendi? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%35 Kendim Açıkladım
%40 Ailem Başkasından Öğrendi
%20 Ailem Kendiliğinden Fark Etti
%05 Diğer
Eşcinsel Deneyimlerinizi İlk Kiminle Paylaştınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%55 Anne
%05 Baba
%60 Yakın Arkadaş
%20 Diğer
Eşcinsel deneyimlerinizi paylaştıktan yani açıldıktan sonra ne gibi sorunlarla veya önyargılarla karşılaştınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%65 İnanamadılar, “emin misin” diye sordular
%50 Doktora/psikologa veya cinsel terapiste götürdüler
%70 “Aktif misin, pasif misin?” diye sordular
%55 “Nasıl sevişiyorsunuz?” diye sordular
%50 “Hiç onlara benzemiyorsun” yorumunda bulundular
%65 “Zaten şüpheleniyordum” yorumunda bulundular
%50 “Tacize veya tecavüze mi uğradın?” diye sordular
%40 “Doğru insanı bulamamışsındır” yorumunda bulundular
%50 Konuyu geçiştirip sustular
%65 Bana fiziksel ve duygusal şiddet uyguladılar
%50 Diğer
Eşcinsel Olduğunuz Halde Karşı Cinsle Evli misiniz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%40 Evet
%60 Hayır
Günü Birlik ve Fiziğe Dayalı Bir İlişki İstediğinizde Kimi Tercih Ediyorsunuz? (Sadece Biseksüeller Yanıtlayacak)
%45 Hemcinsimi
%30 Karşı Cinsi
%25 Her İkisini de
Duygusal ve Biraz Daha Uzun Bir İlişki İstediğinizde Kimi Tercih Ediyorsunuz? (Sadece Biseksüeller Yanıtlayacak)
%25 Hemcinsimi
%50 Karşı Cinsi
%25 Her İkisini de
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Eşcinsellik nedir?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» TMT Nedir ?
» Sayma Düzeni Nedir?
» Scratch Nedir ?
» Yüz Felci Nedir ve Yüz Felci Tedavisi
» İCTİHAD NEDİR ?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sağlıklı Yaşam :: Cinsel Sağlık-
Buraya geçin: