[i]Daha Kaliteli Hizmet İçin Lütfen Üye Olunuz

[/i]

      Hoşgeldiniz :
En son ziyaretiniz :
Mesaj Sayınız : 0

 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Altın Dikdörtgen ve Sarmallardaki Altın Oran

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Altın Dikdörtgen ve Sarmallardaki Altın Oran   Ptsi Haz. 21, 2010 7:10 pm

Kenarlarının
oranı altın orana eşit olan bir dikdörtgene "altın dikdörtgen" denir.
Uzun kenarı 1,618 birim kısa kenarı 1 birim olan bir dikdörtgen altın
dikdörtgendir. Bu dikdörtgenin kısa kenarının tamamını kenar kabul eden
bir kare ve hemen ardından karenin iki köşesi arasında bir çeyrek
çember çizelim. Kare çizildikten sonra yanda kalan küçük bir kare ve
çeyrek çember çizip bunu asıl dikdörtgenin içinde kalan tüm
dikdörtgenler için yapalım. Bunu yaptığınızda karşınıza bir sarmal
çıkacaktır.

İngiliz estetikçi William Charlton insanların sarmalları hoş bulmaları
ve binlerce yıl öncesinden beri kullanmalarını "Sarmallardan hoşlanırız
çünkü, sarmalları görsel olarak kolayca izleyebiliriz." (William.
Charlton, Aesthetics:An Introduction, Hutchinson University Library,
London, 1970.) diyerek açıklar.

Temelinde altın oranı yatan sarmallar doğada şahit olabileceğiniz en
eşsiz tasarımları da barındırırlar. Ayçiçeği ya da kozalak üzerindeki
sarmal dizilimler bu konuda verilebilecek ilk örneklerdir. Yüce
Allah'ın kusursuz yaratışının ve her varlığı bir ölçü ile yarattığının
bir örneği olan bu durumun yanı sıra birçok canlı büyüme sürecini de
logaritmik sarmal formunda gerçekleştirir. Bunun sarmaldaki yayların
daima aynı biçimde olması ve yayların büyüklüğünün değişmesine karşın
esas şeklin (sarmal) hiç değişmemesidir. Matematikte bu özelliğe sahip
başka bir şekil yoktur. (Mehmet Suat Bergil, Doğada/Bilimde/Sanatta,
Altın Oran, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2.Basım, 1993, s. 77.)
DOKUNGAÇLARDAKİ SANATSAL VE GEOMETRİK DETAYLAR
Deniz bilimcileri tarafından renkli tüyleri nedeniyle 'Noel ağacı'
solucanı olarakisimlendirilen bir deniz solucanı (Spirobranchus
Giganteus), adeta sanat eserini andıran çok işlevli dokunaçları ile
bilim çevrelerinde pek çok soruyu gündeme getirdi.
Dokunaçların hayranlık uyandıran işlevleri
Bu canlılar, üzerlerinde yer alan rengarenk çam ağacı benzeri
dokunaçlarını beslenmek için kullanırlar. Dokunaçlarında görülen sarmal
(dolana dolana oluşmuş) şeklin ise canlının beslenmesinde önemli bir
rolü vardır. Bu dokunaçlar, sarmal şeklin bir sonucu olarak
üzerlerindeki 'kavisler' vasıtasıyla deniz dibindeki akıntılarda yüzen
besin maddelerini kolaylıkla tutabilmektedirler.
Dokunaçların bir diğer önemli işlevi ise canlının solunum ihtiyacını
karşılıyor olmasıdır. Dokunaçlar tıpkı besin maddeleri gibi, deniz suyu
içinde bulunan erimiş oksijeni de çam ağacı benzeri yapıları sayesinde
kolaylıkla alabilmektedirler.
Kavisli yapı neden hayati önem taşır?
Canlının
bedeninde yer alan bu organlar, son derece düzgün ve orantılı bir şekle
sahiptir. Bu organlara kavisli şekli veren yayların tümü aynı
biçimdedir ve her yayın büyüklüğü ve merkez etrafından dönerken yapmış
olduğu açı sabittir. Canlının sarmal biçimindeki bu dokunaçlarının ne
kadar kullanışlı ve orantılı olduğunu anlamak için 'vidayı' örnek
verebiliriz. Vidanın sert bir cisim içine girmesini ve girdikten sonra
kolayca yerinden çıkmamasını sağlayan vidanın sarmal şeklidir. Vidanın
sarmal kısmını incelediğimizde bu kısmın sabit bir orana göre
yapıldığını ve bu yüzden de oldukça düzgün ve kullanışlı bir yapıya
sahip olduğunu fark ederiz. Bu geometrik düzen, canlının sarmal
şeklindeki dokunaçları için de geçerlidir. Bu dokunaçlar eşit açılı
sarmal yapının dayandığı temel geometriksel kurallara göre
şekillendirilmiş olduğundan, hem canlının hayati fonksiyonlarını yerine
getirebilmesini sağlar, hem de hayvanın bedenine çok etkileyici bir
güzellik ve estetik kazandırır.
Denizde yaşayan bir solucan, ömrü boyunca hiç görmediği dokunaçlarını
altın orana uygun olarak şekillendirebilir mi? Ya da altın orana göre
şekillenmiş bir dokunacın, beslenmesini kolaylaştırıp solunum
ihtiyacını gidereceğini bilebilir mi? Kuşkusuz bu iki durum da mümkün
değildir. Çünkü insan dahil hiçbir canlının, kendi vücuduna herhangi
bir özellik kazandırması imkansızdır. Kaldı ki, burada 'altın oran'
gibi 'mükemmel' bir özellikten söz edilmektedir. Böyle bir şekil, ancak
Yüce Allah'ın üstün yaratışıyla meydana gelebilir.
Kavisli yapıya sahip bazı canlılar
Pek çok hayvanın vücut yapısında ve meydana gelen bazı doğa olaylarında
da eşit açılı sarmal yapıya rastlarız. Antilop, dağ keçisi ve koç gibi
hayvanların boynuz şekillerine, bukalemun ve denizatı gibi canlıların
kuyruklarına, fillerin dişlerine ve mikro organizmalar sınıfı içinde
yer alan 'vortex', 'terebra', 'planorbis' ve 'tochida' gibi plankton
türlerinin vücut yapılarına baktığımızda hepsinin eşit açılı sarmalda
gözlemlenen ve yaratılış gerçeğini gözler önüne seren geometrik
özelliklere sahip olduklarını görürüz. Bir Kuran ayetinde Yüce
Allah'ın, yarattığı her şeye belli bir 'düzen' verdiği ve tümünü belli
bir 'ölçü' ile takdir ettiği şöyle haber verilmektedir:'Göklerin
ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak
yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş ve belli bir ölçüyle
takdir etmiştir.' (Furkan Suresi, 2) (makale harun yahya)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Altın Dikdörtgen ve Sarmallardaki Altın Oran
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğitim & Öğretim :: Liseler :: Geometri-
Buraya geçin: